a ball - Türkçe İngilizce Sözlük

a ball

"a ball" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Modern Argo
a ball i. 3.5 gram kokain
a ball i. kokain

"a ball" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 113 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a ball of yarn i. bir yumak iplik
a ball of dough i. bir topak hamur
rolling into a ball i. dertop
ball of a steelyard i. kantar topu
a ball of wool i. yün yumağı
ball in a cup i. fincan-top oyunu
wind something into a ball f. bir şeyi sarmak
roll into a ball f. dertop olmak
wind something into a ball f. bir şeyi yumak yapmak
roll into a ball f. top yapmak
bounce a ball f. top zıplatmak
throw/give a ball f. balo vermek
be invited to a ball f. bir baloya davet edilmek
juggle a soccer ball f. top sektirmek
catch a ball f. top yakalamak
have a ball ünl. iyi eğlenceler
Konuşma Dili
a ground ball with eyes i. (beyzbol) yere çarpıp iki veya daha fazla iç saha oyuncusunun arasından geçen top
Deyim
a whole new ball game i. bambaşka bir alem
a whole new ball game i. bambaşka bir durum
a totally different ball game i. bambaşka bir durum
a totally different ball game i. bambaşka bir alem
a slime ball i. samimiyetsiz ve yapay
a ball and chain i. köstek
a ball and chain i. ayak bağı
a ball and chain i. pranga
a ground ball with eyes i. topun aradan geçmesi
a ground ball with eyes i. topun ulaşılmayacak bir noktaya gitmesi
a totally different ball game i. hiç alışık olunmayan bir durum
a totally different ball game i. bambaşka bir durum
a ball and chain [uk] i. birinin karısı (mizahi bir söylem)
a ball of fire i. gayretli kimse
a ball of fire i. tuttuğunu koparan kimse
a ball of fire i. enerjik/coşkulu kimse
a ball of fire i. yerinde duramayan kimse
a ball and chain [uk] i. birinin eşi (mizahi bir söylem)
a ball and chain [uk] i. birinin kocası (mizahi bir söylem)
a ball of fire i. ateş topu
a crystal ball i. kristal küre (geleceği tahmin etmenin zorluğunu ima eden bir ifade)
a crystal ball i. geleceği gösteren küre (geleceği tahmin etmenin zorluğunu ima eden bir ifade)
a (whole) different/new ball game i. (tamamen) farklı/yeni bir durum
a different/new ball game i. (tamamen) farklı/yeni bir durum
a whole other ball of wax i. bambaşka bir şey
a whole new ball game i. bambaşka bir şey
a whole other ball of wax i. çok farklı/çok daha zor bir konu
a whole new ball game i. çok farklı/çok daha zor bir konu
a whole new ball game i. çok daha karmaşık bir şey/durum
a whole other ball of wax i. apayrı bir konu
a whole other ball of wax i. çok daha karmaşık bir şey/durum
a whole new ball game i. apayrı bir konu
have (oneself) a ball f. gününü gün etmek
pitch someone a curve ball f. birinin yüreğini ağzına getirmek
have a ball f. çok eğlenmek
have a ball f. güzel eğlenmek
have a ball f. güzel zaman geçirmek
roll up into a ball f. (utançtan/korkudan) tortop olmak
curl up in a ball f. (utançtan/korkudan) tortop olmak
roll up in a ball f. (utançtan/korkudan) tortop olmak
curl up into a ball f. (utançtan/korkudan) tortop olmak
pocket a ball f. topu bilardo masasının cebine sokmak
have a lot on the ball [us] f. hızlı hareket etmek
have a lot on the ball [us] f. akıllı olmak
have a lot on the ball [us] f. hızlı harekete geçmek
have a lot on the ball [us] f. bir çok yeteneği olmak
have a lot on the ball f. işe yarar biri olmak
have a lot on the ball [us] f. bilgili olmak
have a lot on the ball [us] f. bir çok meziyeti olmak
have a lot on the ball [us] f. dikkatli olmak
have a lot on the ball f. işe yaramak
have (yourself) a ball [us] f. gününü gün etmek
pitch (one) a curve (ball) f. (birini) afallatmak
pitch (one) a curve (ball) f. (birini) kurnazlıkla alt etmek
pitch (one) a curve (ball) f. (birini) mat etmek
pitch (one) a curve (ball) f. (birinin) ağzını açık bırakmak
bald as a coot/billiard ball s. kel
bald as a coot/billiard ball s. keltoş
bald as a coot/billiard ball s. dımdızlak
bald as a coot/billiard ball s. kabak gibi
bald as a coot/billiard ball s. dazlak
bald as a billiard ball s. silme kel
bald as a coot ball s. kabak kafa
bald as a billiard ball s. ampul
bald as a coot ball s. ampul
bald as a billiard ball s. ayna kafa
bald as a coot ball s. silme kel
bald as a billiard ball s. kabak kafa
bald as a billiard ball s. kelaynak
bald as a billiard ball s. kel
bald as a billiard ball s. dımdızlak
bald as a billiard ball s. keltoş
bald as a coot ball s. kel
bald as a coot ball s. kelaynak
bald as a coot ball s. dımdızlak
bald as a coot ball s. ayna kafa
bald as a coot ball s. keltoş
a different ball of wax expr. farklı
a different ball of wax expr. hiç benzer yanı olmayan
a different ball of wax expr. bambaşka
as round as a ball expr. tostoparlak
(as) bald as a billiard ball expr. ampul
(as) bald as a billiard ball expr. kelaynak
(as) bald as a billiard ball expr. dımdızlak
(as) bald as a billiard ball expr. keltoş
(as) bald as a billiard ball expr. kabak gibi
(as) bald as a billiard ball expr. kel
(as) bald as a billiard ball expr. ayna kafa
(as) bald as a billiard ball expr. silme kel
(as) bald as a billiard ball expr. keltoş
(as) bald as a billiard ball expr. kabak kafa
(as) bald as a billiard ball expr. dazlak
Spor
lob a ball f. (teniste) topa vurmak
Futbol
rise for a high ball f. kafa topuna çıkmak
rise for a high ball f. kafaya çıkmak
Argo
a sleaze ball i. pisliğin teki